Koç’lar, Sabancı’lar, Doğan’lar, Şahenk’ler, Ülker’ler... Ve diğerleri... Türkiye’nin en zengin 10 ailesinin başındaki isimler acaba hangi okullarda okudu? Yıllar içinde aileler nasıl bir değişim yaşadı? Bu sorular üzerinden yaptığımız küçük bir araştırma, değişen eğitim tercihlerini ortaya koyuyor.
Ekonomist Dergisi’nin açıkladığı en zengin 10 işadamının yaşam öyküleriyle, eğitim durumları benzerlikleri kadar, farklılıkları ile de dikkat çekiyor. Servet birikimini ilk sağlayan isimler çoğunlukla Türkiye’de eğitim görürken, ardından gelen kuşaklar yurtdışında eğitimi tercih ediyor. Örneğin Koç’ların ilk kuşağı Vehbi Koç eğitim hayatı mahalle mektebinde başlıyor ve bakkal dükkanı açmak için idadiyi (lise) yarıda bırakıyor. Onun gibi Sakıp Sabancı da, lise eğitimini yarıda bırakıp, iş hayatına atılmış.
Bugün; eğitim tercihleri ile birlikte şirketlerin yönetim felsefeleri de değişiyor. Aile şirketleri, giderek profesyonellerin yönettiği modern holdinglere evriliyor. Genç aile bireyleri yurtdışında aldıkları işletme eğitimi ile holdinglerin CEO’ları, genç yöneticileri oluyor. Türkiye’nin en zengin ailelerini çağdaş bir geleceğe taşıyor.
Aileye göre farklılık gösterse de, “babalar ve oğulları” ya da “babalar ve kızları” farklı formasyonlardan geçiyorlar. Örneğin Türkiye’nin en zengini Koç’lar, Vehbi Koç’un Anadolu’da başlayan hikayesi, Rahmi Koç ile başka bir mecraya akıyor; Rahmi Koç’un işleri devrettiği oğlu Mustafa V. Koç ile bambaşka bir hal alıyor. İsviçre ve Amerika’da eğitim gören Mustafa V. Koç, holdingi yepyeni bir vizyon kazandırıyor. Dünyanın en güçlü 30 kadınından biri olan Güler Sabancı’nın tercihi ise bir devlet üniversitesi olan Boğaziçi olmuş. Ancak Sabancı ailesinde pek çok isim yurtdışında okuduğu biliniyor. Aydın Doğan ve kızlarının öyküsü de çok farklı değil.
Türkiye’nin en zengin 10 ailesinden çoğunun ortak noktası ise eğitim alanına yaptıkları yatırımlar. Vakıflar, üniversiteler, liseler derken Türkiye’de eğitimin gelişmesinde ciddi katkıları var.
Ama tüm bunlar, onları çocuklarını yurtdışında okutmaktan alıkoymuyor. Çünkü, çağ küreselleşme çağı ve dünya ile bütünleşmenin yolu dünya ile aynı dili konuşmaktan; küresel bir vizyona sahip olmaktan geçiyor.
ÜÇ KUŞAK KOÇ’LAR VE TERCİHLERİ:
MAHALLE MEKTEBİNDEN AMERİKA’YA...
Türkiye’nin en zengin ailesinin son temsilcisi. Dedesi Vehbi Koç ve babası Rahmi Koç’un ardından Koç Holding’in başındaki isim. 1960 doğumlu olan Mustafa V. Koç, 1980 yılında lise öğrenimini İsviçre’de Lyceum Alpinum Zuoz’da yaptı. 1984 yılında ise George Washington Üniversitesi’nden İş İdaresi konusunda lisans derecesiyle mezun oldu. Mezun olur olmaz “satış elemanı” olarak Tofaş Otomotiv’de işe başladı. İki yıllık satış deneyiminin ardından adım adım holdingde yükseldi ve sonunda Koç Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı oldu. Mustafa V. Koç, aynı zamanda Eğitim Gönüllüleri Vakfı Mütevelli Heyeti üyesi.
Mustafa V. Koç’un babası ve Koç Holding’in Onursal Başkanı Rahmi Koç’un aksine öğrenimini yurtdışına tamamlamış. 1930 doğumlu Rahmi Koç’un eğitim serüveni ise doğduğu Ankara’da başladı. İlkokulu Ankara’da okuyan Rahmi Koç, orta ve lise öğrenimini ise Robert Kolej’de tamamladı. Yüksek öğrenimini ise oğlu gibi Amerika’da yaptı. Rahmi Koç, Johns Hopkins University mezunu. Koç Holding’in başındaki isimler yurtdışında eğitim tercihleri ile olduğu kadar; yaşamlarının önemli bölümünü yurtdışında geçirmeleri ile de dikkat çekiyor. Mustafa V. Koç ve babası Rahmi Koç’un yurtdışındaki pek çok vakıf, kurum ve dernekteki üyelikleri bunun en açık kanıtı.
Oysa, Koç Holding’in asıl kurucusu, dede Vehbi Koç’un eğitimi oldukça farklıydı. Vehbi Koç Ankaralı köklü bir ailenin çocuğu olarak doğdu. 1901 doğumlu Vehbi Koç’un, Kütükçüzadeler olarak anılan ana tarafından 600, Koçzadeler olarak anılan baba tarafından da 250 yıllık Ankaralı ailelere dayanıyordu. O dönemki adıyla “Koçzade Ahmet Vehbi”, eğitimine Ankara Hacı Bayram Camii’nin yanındaki “Topal Hoca’nın Mektebi”nde başladı. Sonra hemen yakındaki ilkokula devam etti. Daha sonra, bugün “Taş Mektep” denilen Ankara İdadisi (lise) yılları başladı. Ancak, Vehbi Koç’un lise hayatı uzun sürmedi. 16 yaşında liseyi bıraktı ve evlerinin altındaki dükkanda bakkalığa başladı. Ankara başkent olunca yapı sektörüne atıldı ve 1928'de Ford ve Mobil'in distrübütörlüğünü alarak Türkiye’nin en büyüğü olacak Koç Holding’in temelini attı.
SABANCI’LARIN TERCİHİ TÜRKİYE
Koç’ların ardından Türkiye’nin en zengin ikinci ailesi olan Sabancı’ların eğitimdeki tercihi ise Türkiye. Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Adana doğumlu. Üniversite eğitimini bir devlet üniversitesi olan Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nde tamamlamış. Lise eğitimini ise Türk Eğitim Derneği Ankara Koleji’nde almış. Güler Sabancı bugün Wall Street Journal tarafından dünyanın en güçlü 30 kadını arasında gösteriliyor.
Sabancı Holding’in bir önceki başkanı Sakıp Sabancı ise 1933’de Kayseri’nin Akyaka köyünde fakir bir köylü çocuğu olarak doğmuştu. Sakıp Sabancı, 1948’de lise öğrenimini yarıda bıraktı ve Sabancı Holding’in başına geçene kadar stajyer memurluk, veznedarlık gibi işlerde çalıştı.
Sabancı Üniversitesi başta olmak üzere eğitime büyük önem veren Sabancı Holding, Türkiye’de eğitimin gelişmesi için ciddi katkılarda bulunuyor. Özellikle okul ve yurt yapımı konusunda Sabancı Holding’in özel bir çabası olduğunu belirtmek lazım. Sakıp Sabancı doğduğunda köyde yaşayan Hacı Ömer Sabancı’nın eğitimi konusunda ise bir bilgi bulunmuyor.
AYDIN DOĞAN VE KIZLARI
Aydın Doğan, 1936 Gümüşhane Kelkit doğumlu. Lise öğrenimi Erzincan'da tamamlayan Doğan; üniversite eğitimini o dönemki adı İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Mektebi olan, daha sonra Marmara Üniversitesi’ne bağlanan okulda aldı. Aydın Doğan, Koç ve Sabancı ailelerindeki gibi “devamlılık” ile babasının izinden gitmedi. 1958 yılında babasından ayrılarak kendi şirketini kurdu. Nakliyecilik, müteahhitlik, lastik, bisiklet, radyo, ticari araç, iş ve inşaat makinaları tüccarlığı gibi pek çok iş yapan Aydın Doğan, ilk ortaklığını ise İstanbul Yahudi tüccarlar ile kurdu. 1970 yılına kadar da zahirecilik ve ecza depoculuğu ile uğraştı. Bir kaç kez battı, ama her seferinde yeniden çıkmayı bildi. Medya sektörüne 1979 yılında Milliyet Gazetesi'ni satın alarak giren Aydın Doğan, zaman içinde Türkiye medyasının büyük bölümünü ele geçirdi.
Aydın Doğan’ın kızlarından biri olan Arzuhan Doğan Yalçındağ bugün en büyük işveren örgütü TÜSİAD’ın Başkanı. Babasının aksine yabancı okullarda okuyan Arzuhan Doğan Yalçındağ, sırasıyla Saint – Michel Lisesi, Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji bölümü ve Londra’da Amerikan Üniversitesi İşletme bölümünü bitirdi. Aydın Doğan’ın diğer kızı Vuslat Doğan Sabancı da Colombia Üniversitesi’nde Uluslararası Medya ve İletişim alanında yüksek lisans yaptı. Hanzade Doğan da, London School of Economics’ten ekonomi dalında mezun oldu. Hanzade Doğan, bugün Doğan Gazetecilik’in CEO’su. Doğan Holding’in üç gözde yöneticisi de yurtdışı eğitiminde kazandıkları birikimi, bugün aile holdinglerinin gelişimi için seferber ediyorlar.
DOĞUŞ HOLDİNG’İN PATRONU ÇEKİRDEKTEN YETİŞTİ
Türkiye’nin dördüncü büyük holdinginin kurucusu Ayhan Şahenk, 11 Haziran 1929 yılında Niğde’de doğdu. 1950'de Doğuş Holding'i kurdu. 2001 yılında yaşamını yitiren Ayhan Şahenk, iş hayatında atıldığında Ankara Hukuk Fakültesi’nde okuyordu. Okulu bıraktı, en alt kademeden iş dünyasına atıldı.
Muhasebecilik, puantörlük, makine tamiratı dahil inşaat müteahhitliğinin her türlü ayak işini yapan Ayhan Şahenk, 18 yıl boyunca şantiyelerde ter döktü. 1966’da Doğuş İnşaat’ı kuran Ayhan Şahenk, daha sonra inşa ettiği barajlarla dünyada adından söz ettirir oldu.
Ayhan Şahenk’in oğlu Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, bugün Forbes’e göre 1.3 milyar dolarlık serveti ile dünyanın en zengin 500 adamından biri.
İŞÇİLİKTEN PATRONLUĞA ÜLKER’İN HİKAYESİ
Sabri Ülker, 1920 Kırım doğumlu. 1929 Ağustos'unda ailesiyle birlikte Türkiye'ye göç etti. Kadırga İlkokulu'nu bitiren Sabri Ülker, sonra sırasıyla İstanbul Erkek Lisesi, Bilecik Lisesi ve Kütahya Lisesi'nde okudu. İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nden mezun oldu.
Okurken yaz tatillerinde Besler Bisküvi Fabrikası'nda çalıştı. Okul bitince de, işçilikten tanıdığı bir usta ile bisküvi imalatı işine başladı. Eski bir fabrikayı borçla alarak kurduğu Ülker Holding, bugün Türkiye’nin en büyük holdinglerinden biri.
Şimdi Ülker Holding’in başındaki isim olan oğlu Murat Ülker 1959 doğumlu. Babası gibi İstanbul Erkek Lisesi mezunu olan Murat Ülker, 1982 yılında Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesi'ni bitirdi. Uzun süre kaldığı yurtdışında değişik meslek kurslarına devam etti.
ENKA; BİR TÜRK MÜHENDİSİNİN ELİNDE DÜNYAYA AÇILDI
Şarık Tara, Enka Şirketler Grubu fahri başkanı. İnşaat Yüksek Mühendisi olan Şarık Tara işleri oğlu Sinan Tara’ya devretmiş durumda. 22 Nisan 1930 yılında Üsküp'te doğan Şarık Tara, Şişli Terakki Lisesi mezunu. Ardından İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’ni bitirdi.
Şarık Tara eğitimini Türkiye’de almış olmasına karşın yüzü hep Batı’ya dönük bir işadamı oldu. Meslek hayatı boyunca teknolojiye büyük önem veren Tara, en ileri teknolojileri Türkiye’ye getirerek şirketinin dünya piyasalarında saygınlık kazanmasını sağladı. ENKA Holding, yurtdışında taahhüt işleri alarak, faaliyet alanını büyük ölçüde yurtdışına da kaydırdı. ENKA Okulları ile eğitime de ciddi yatırım yapan Şarık Tara, Türkiye’de eğitim gören, ancak vizyonu ile dünyaya açılan bir işadamı oldu.
HAYAT OKULUNDA KURULAN BİR HOLDİNG: ANADOLU GRUBU
Türkiye’nin en zengin yedinci holdingi olan Anadolu Grubu'nun temelleri 1950'li yılların başlarında Anadolu kökenli iki girişimci Kamil Yazıcı ve İzzet Özilhan tarafından atıldı. Türkiye'nin en önemli markalarından biri olan Efes Pilsen'i yaratan Anadolu Grubu, otomotivden içecek sektörüne bugün pek çok alanda faaliyet gösteriyor.
Anadolu Grubu’nun kurucuları İzzet Özilhan ve Kamil Yazıcı tanıştıklarında yıl 1949’du. İzzet Özilhan’ın İstanbul Tarlabaşı’nda küçük bir bakkal dükkanı vardı. Kamil Yazıcı ise askerlik görevi için İstanbul’a gelmişti. İlk işleri, Mısır Çarşısı’nda alt katı oyuncakçı üst katı ise her türlü malzemenin Anadolu’ya satıldığı bir hırdavatçıydı. Kemal Yazıcı’nın özgeçmişinde eğitimine dair herhangi bir bilgi bulunmuyor. İzzet Özilhan ise, Kayseri’de ortaokulu bitirdikten sonra babasının yanında iş hayatına atılmış. Anadolu Grubu’nun iki patronu, Türkiye’nin, Amerika’nın ya da Avrupa’nın işletme fakültelerinde değil, ticaret hayatının içinde pişerek iş hayatını öğrendiler. Bu öğrendikleri ile de küçük bir dükkandan Türkiye’nin en zengin holdinglerinden birini var ettiler. Şimdi, Türkiye’nin en zenginleri listesinde Kamil Yazıcı 7., İzzet Özilhan ise 9. sırada yer alıyor.
AKKÖK GRUBU’NUN YURTDIŞI EĞİTİMLİ KURUCUSU: RAİF DİNÇKÖK
Sanayici Raif Dinçkök, İstanbul Sanayi Odası’nın 30 Mayıs 1952’de toplanan ilk meclisinde üyeydi. İSO’ya bugünkü tarihi merkez binasını kazandıran Raif Dinçkök, ilk dönemden, vefat ettiği 1994 yılına kadar, “İstanbul Sanayi Odası’nın Duayeni” olarak görev yaptı.
Raif Dinçkök, 1948'de İstanbul doğumlu. Robert Kolej Yüksek Okulu İş İdaresi ve İktisat Bölümü’nü bitiren Dinçkök, lisansüstü eğitimini ise İngiltere'de yaptı. Sanayi ağırlıklı olarak faaliyet gösteren Akkök Şirketler Grubu yönetim kurulu başkanı. Dinçkök, aynı zamanda Türk Eğitim Vakfı (TEV) Yönetim Kurulu Başkanvekili ve ABD'de Wilberforce University mütevelli heyeti üyesi.
KARAMEHMET, TURKCELL İLE ZİRVEYE ÇIKTI
Çukurova Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Karamehmet, 1 Nisan 1944 tarihinde Mersin'in Tarsus ilçesinde doğdu. İstanbul'da Robert Koleji bitiren Mehmet Emin Karamehmet, İngiltere'de bulunan Dover College'de ekonomi eğitimi aldı. Aileden sanayici olan Mehmet Emin Karamehmet, ilk şahsi şirketini 1966 yılında 100 bin lira sermaye kurdu. Pek çok iş alanında yatırım yapan Mehmet Emin Karamehmet’i Türkiye gündemine sokan ise 1994 yılında Turkcell’i kurması oldu.
Sabancı ve Koç’un bile yatırım yapmadığına sonradan pişman olduğu cep telefonu pazarına ilk giren oldu. Bugün, cep telefonu pazarının en büyüğü olan Turkcell, New York borsasında işlem gören tek Türk şirketi.