Educaturk Sonbahar 2010

AB'nin "Mavi" Kariyeri

Bilindiği üzere üç yıl önce Avrupa Komisyonu işgücü piyasasıyla ilgili bir çalışma yapmış ve 2010-2030 yılları arasında mevcut büyüme oranlarıyla Avrupa Birliği ülkelerinde 20 milyon işçinin azalacağı ortaya konmuştu.

AB’nin ‘mavi’ kariyeri
Avrupa Birliği, kalkınmakta olan ülkelerin iyi eğitim görmüş kalifiye elemanlarını kendi iş gücü piyasasına dahil etmek için harekete geçti. Bu amaçla ‘Blue Card’ çıkarmaya hazırlanan AB, böylece rekabet gücünü arttırmayı hedefliyor. Kasım ayında kesinleşmesi beklenen ‘Blue Card’, kart sahiplerine 27 AB ülkesinde serbest dolaşım ve çalışma hakkı tanıyor. Ayrıca Blue Card sahipleri ülke ortalamasından daha fazla ücret alacaklar.

        

“Doktor, hemşire, mühendis, mimar ve eczacı başta olmak üzere pek çok meslek koluna mensup kişiyi Avrupa’da istihdam etmenin yollarını açan kartın, dört yılda bir mutlaka yenilenmesi gerekiyor. ‘Blue Card’ın sahiplerine sağladığı en büyük avantaj ise maaş ile ilgili.”

Nüfus artışının yavaşlaması ve yaşlılardan oluşan bir Avrupa toplumunun oluşmaya başlaması AB ülkelerini harekete geçirdi. Gözünü, kalkınmakta olan ülkelerin iyi eğitim almış, kalifiye elemanlarına diken AB, ‘diplomalı elitler’ olarak tanımladığı bu kişileri kendi iş gücü piyasasına katmaya hazırlanıyor. Bu amaçla ‘Blue Card’ (Mavi kart) çıkarmaya hazırlanan AB, böylece hem kalifiye iş gücünü iyileştirmeyi hem de ABD başta olmak üzere diğer ülkelerle rekabet gücünü arttırmayı hedefliyor.
Amerika’nın ‘Green Card’ modelinden esinlenerek hazırlanan ‘Blue Card’, adını AB bayrağının renginden alıyor. Hindistan ve Çin başta olmak üzere kalkınmakta olan ülkelerin diplomalı elitlerini Avrupa iş gücü piyasasının içine almayı amaçlayan ‘Blue Card’, AB vatandaşlığının yolunu açmamakla beraber, kart sahiplerine serbest dolaşım ve çalışma hakkı tanıyor.

Kasım ayında kesinleşmesi beklenen ‘Blue Card’ taslağının diğer özellikleri ise şöyle: Kart sahipleri, bir iş bulup yerleştiğinde, beklemeksizin ve herkese uygulanan göçmenlik testlerine tabi olmaksızın, ailesini de yanına alabilecek. Bu kartı almaya hak kazananların eşlerine de çalışma izni tanınacak. Kart sahiplerinden, gidilecek olan ülkenin dil ve kültürünü bilmeleri şartı ise aranmayacak.

Avrupalıdan fazla para alacaklar
Doktor, hemşire, mühendis, mimar ve eczacı başta olmak üzere pek çok meslek koluna mensup kişiyi Avrupa’da istihdam etmenin yollarını açan kartın, dört yılda bir mutlaka yenilenmesi gerekiyor. ‘Blue Card’ın sahiplerine sağladığı en büyük avantaj ise maaş ile ilgili. AB vatandaşlarının sahip olduğu bütün sosyal haklardan yararlanabilen kart sahiplerinin alacakları ücret ise çalıştıkları ülkenin ortalama ücretinden en az 1,5 kat fazla olacak.

Blue Card almaya hak kazanmak ise, AB’de de çalışma hakkını garantilediğiniz anlamına gelmiyor. Çünkü kart sahiplerinin gittikleri AB ülkesinde mutlaka 18 ay çalışmaları gerekiyor. Bu çalışma süresini doldurmayanların, başka bir AB ülkesine geçişlerine de çalışmalarına da izin verilmiyor. Dikkat edilmesi gereken bir diğer düzenleme ise AB ülkesinde çalışırken birden bire işsiz kalan Blue Card sahiplerine ilişkin. Çünkü işten çıkarılan kart sahipleri, üç ay içinde yeni bir iş bulamazlarsa kartları iptal ediliyor.
Bu kartın diğer bir önemli özelliği ise 27 Avrupa Birliği ülkesinin her birinin, kendi iç iş piyasası ve istihdam politikasına göre, ‘Blue Card’ verme veya vermeme hakkını sahip olması oluşturuyor. Edinilen bilgilere göre, Fransa ve Hollanda, bu alanda yeterli işgücüne sahip olmadığı için doktorlara ve hemşirelere ‘Blue Card’ vermesi, Belçika’nın mühendis ve bilgisayar uzmanlarını tercih etmesi bekleniyor.

Kasım’da kesinleşecek
Blue Carduygulaması ilk olarak Temmuz 2008’de Cannes’da yapılan “Göç ve İltica Paktı”nda gündeme geldi. Her yıl ortalama 2 milyon göçmenin kaçak yollarla AB’ye girmesi konusunun ele alındığı ve Avrupa Birliği Adalet ve İçişleri Bakanları toplantısında, ABD’deki “Green Card” uygulamasına benzer bir “Bleu Card” uygulamasına geçilmesi öngörülmüştü. 24-25 Eylül’de Brüksel’de toplanan AB ülkeleri çalışma ve göçmen bakanları tarafından da “Blue card” taslağı hazırlanmıştı. Taslağın Kasım 2008’de kesinleşmesi bekleniyor. Pek çok Avrupa Birliği ülkesi kalifiye iş gücünü iğleştirmesi ve rekabet gücünü arttırması beklenen bu yeni uygulamaya sıcak bakarken, ‘Blue Card’ uygulamasına çekinceyle yaklaşan ilk ülke Almanya oldu. Alman İçişleri Bakanı Wolfgang Schaüble, ‘Blue Card’ hakkında “kamuoyunun beklentilerinin abartılı” olduğunu ve kartın “ulusal iş pazarlarına girmeyi garanti etmediğini” dile getirdi.

YEŞİL KART MI, MAVİ KART MI İSTERSİNİZ?
Avrupa Birliği ülkeleri her ne kadar ‘Green Card’ modelinden esinlenerek ‘Blue Card’ uygulamasına geçmeye karar verseler de iki kart arasında ciddi farklılıklar bulunuyor. 1990 yılından beri Amerika Birleşik Devletleri’nde uygulanan ve göçmenlere süresiz oturma ve çalışma izni veren Green Card sahipleri, istemeleri halinde beş yıllık bir sürecin ardından ABD vatandaşlığı başvurusu yapabiliyorlar.
27 Avrupa Birliği ülkesinde uygulanması beklenen ‘Blue Card’ ise kişilere sınırsız çalışma ve oturum izni vermediği gibi kart sahiplerinin dört yılda bir kartlarını yenilemeleri gerekiyor. Ayrıca Blue Card sahiplerinin işsiz kalmaları ve üç ay içinde yeni bir iş bulamaları halinde kartları iptal ediliyor. Blue Card, AB vatandaşlığı hakkı ise hiçbir şekilde tanımıyor. Bu durum ise AB vatandaş değil çalışan istiyor yorumlarına neden oluyor.
Bu arada Amerika Birleşik Devletleri’nde süresiz oturma ve çalışma izni sağlayan göçmen vizesi olarak tanımlanan ‘Green Card’ ile her yıl 55 bin kişi ABD’ye gidiyor. Dünyanın dört bir yanından başvuru alan ABD hükümeti, çekilişe katılan ülkelere belirli kotalar uyguluyor. Sonrasında yapılan çekilişle Green Card, almaya hak kazanan kişiler belirleniyor. Green Card sahipleri istemeleri halinde beş yıl sonra ABD vatandaşlığı için başvuruda bulunabiliyor.

KAÇAK GÖÇMENLER AB’Yİ SEVİYOR
Avrupa Birliği Komisyonu verilerine göre, dünyada üniversite diploması sahibi göçmenlerin yüzde 55’i Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşamayı tercih ederken, bu oran Avrupa Birliği’nde yüzde 5’i ancak geçiyor. Avrupa buna karşılık yüksek öğrenim görmemiş göçmenlerin yüzde 85’inin adresi konumunda. Var olan bu tabloyu değiştirmek ve kalifiye iş gücünü arttırmak için ‘Blue Card’ uygulamasını hayata geçirmeye çalışan AB’nin ne kadar başarılı olacağı ise şimdiden merak konusu oldu bile.
Bu arada AB’ye her yıl ortalama 2 milyondan fazla yeni göçmen giriş yapıyor. Avrupa Birliği Komisyonu, AB topraklarında yaşayan kaçak göçmen sayısını ise 8 milyon olarak tahmin ediyor.



CEO'ların Tahtı Sallanıyor mu? Altın Sektörler
Kariyer Tüyoları E-MBA
AB'nin "Mavi" Kariyeri Gençlerin Kariyer Tercihi Değişiyor
Geleceğin Meslekleri CO-OP
Gençler Hangi Şirketlerde Çalışıyor?
Sosyal ol, bursu kap
Yurtdışında okumak, hem de burslu okumak ister misiniz? Bu sorunun yanıtı ‘evet’ ise, lisans, yüksek lisans ya da doktora eğitimi için yabancı üniversite arayışına girmeye başlasanız iyi olur. Çünkü yurtdışındaki üniversiteler sundukları burs ve çalışma olanakları ile bu hayalinizi gerçekleştirmenizi sağlıyor.  Devamı >>
MBA
Uluslararası kadrosu ve öğrencisi olan bir programda eğitim görmeniz ne kadar önemlidir? Öğrenciler kaç yaşlarında olacaklardır? Tam zamanlı bir programda öğrenciler genelde 26-27 yaş civarında  Devamı >>

 

Cape Town'da Tatil ve Dil Eğitimi
Afrika’da eğitime ne dersiniz? Böyle söyleyince hiç cazip gelmiyor değil mi? Oysa, mesele dil öğrenmekse, anavatanında öğrenmek en iyisi. Ya da, o dilin aksansız konuşulduğu bir ülkede... Söz konusu olan İngilizce ise; İngiliz İngilizcesinin aksansız konuşulduğu yerlerin başında geliyor Güney Afrika. Türkiye’nin iki katı büyüklüğündeki bu ülke, bir yanıyla Afrika ülkesi, bir yanıyla değil. Ne demişler; “Capetown’ı gören Afrika’yı gördüm demesin”. Mimarisi, gökdelenleri, kültürü, demokrasisi, ekonomisi ile bilinen Afrika imajından çok farklı bir yerde duruyor Güney Afrika. Özellikle ırkçı rejimin yıkılmasının ardından Afrika’nın en ileri demokrasisi haline gelmiş ve kıtanın ekonomi devine dönüşmüş. Ticaret ve altın şehri Johannesburg, Afrika’nın en büyük limanı Durban ve başkent Pretoria ile bir Avrupa ülkesi görünümünde. 400 yıl önce Masa Dağı (Table Mountain) çevresinde kurulan Cape Town da Avrupai şehirlerin başında geliyor.Cape Town, önemli eğitim olanaklarını barındırmasının yanında, dünyanın yaşam kalitesi en yüksek şehirlerinden biri. Cape Town sokaklarında her renkten, her inançtan Devamı >>  

 

 

Sevdiğiniz mesleği mi yapıyorsunuz?

Tüm Anketler