Educaturk Sonbahar 2010

İnternet


Zamanınızın büyük kısmını internet başında mı geçiriyorsunuz? Uyumaya giderken bile mailinizi kontrol etme gereği mi duyuyorsunuz? Ya da internet bağlantısı olmayan bir mekana gittiğiniz zaman kendinizi rahatsız mı hissediyorsunuz? Bütün bu sorulara yanıtınız ‘evet’ ise size bir iyi, bir de kötü haberimiz var. Öncelikle siz bir internet bağımlısısınız, ama üzülmeyin çünkü tedavisi var…

Bağımlılığınız kaç megabyte?
İnternet öyle bir hal aldı ki; evden çıkmadan günlerce, hatta aylarca yaşamak mümkün. İşinizi home-office olarak yürütebilir; yemeğinizi yemeksepeti.com’dan ısmarlayabilir; alacağınız kitapları ideefixe’den isteyebilir; arkadaşlarınız, hatta annenizle msn üzerinden görüntülü konuşabilir; canınız sıkıldığında Japonya’dan yeni tanıştığınız bir kızla online satranç oynayabilir; yeni insanlarla tanışabilirsiniz? İşini yapan, karnını doyuran, sosyal ihtiyaçlarını gideren insan başka ne ister ki zaten?

        

Tek ihtiyaç, ADSL ve elektrik faturalarınızı ödemek. Ama onun için de dışarı çıkmanıza gerek yok. Bankanızın online şubesinden EFT ile kolaylaca faturalarınızı ödeyebilirsiniz. Tek şart sağlığınızın yerinde olması... Değilse de dert etmeyin, internet üzerinden bir doktor çağırırsınız olur biter...

Böyle ard arda sıralayınca bilimkurgu filmi gibi geliyor değil mi? Aslında, 10-15 yıl öncesine kadar ancak bilimkurgu filmlerinde görebildiğimiz bir dünyada yaşamıyor muyuz zaten? Teknoloji ucuzladı, bilgisayar neredeyse her eve girdi. Elbette, bağımlılığı bu kadar abartmaya gerek yok, ama annelerimiz, ninelerimiz bile torunlarıyla webcam’lerde hasret gideriyorsa, bu işi ayrıntılı biçimde düşünmekte fayda var.

Internet bağımlılığı giderek yaygınlaşıyor
İşin düğüm sorusu şu: Ne var internette? Yanıtı çok açık: Her şey. Ninenizin yaptığı bir yemeğin tarifini mi merak ediyorsunuz; bulması çok kolay. Eski bir dostu mu özlediniz; ulaşmak çok kolay. Aklınıza ilkokul günleriniz mi geldi, girin sitesine doya doya bakın fotoğraflarına... İş mi arıyorsunuz; o kadar çok kariyer sitesi var ki... Evinizin uydu fotoğrafını; kreşteki çocuğunuzun o an ne yaptığını bile eşzamanlı görebiliyorsunuz; daha ne olabilir ki?
İnternet her gün, her dakika, hatta her saniye sürekli büyüyen ve gelişen bir içerik sunuyor. İnternet bağımlılığına dair görüşler çeşitli. Kimi asosyal bireyler yetiştiğini söylüyor; kimi bilgi denizinde boğulmanın hiç de kötü bir şey olmadığını... Ama tartışmaların tüm taraflarının ortaklaştığı bir gerçek var ki o da internet bağımlılığının giderek yaygınlaştığı...
 

Bağımlılığın belirtileri
Hemen her tür bağımlılığın tıbbi belirtileri biliniyor. Heyecan ve merak uyandıran konular, insanın böbrek üstü bezlerinin aşırı çalışmasına ve fazla miktarda katekolamin salgılanmasına neden oluyor. Bu maddeler aşırı salgılandıklarında vücutta bağımlılık yaratıyorlar. Avrupa Birliği’nin yaptırdığı bir araştırmaya göre, günde 4 saatten fazla internette gezinenler de tıpkı kumar bağımlılarında olduğu gibi, beyinde insanın kendisini iyi hissetmesini sağlayan adrenalin benzeri bir kimyasal olan dopamin birikmesi olduğunu ortaya koyuyor.

Bağımlılığın merkezi ABD
Internetin merkezi Amerika, aynı zamanda bağımlılığın da merkezi. Türkiye’de biz henüz görmedik ama, ABD’de internet bağımlıları için açılmış pek çok rehabilitasyon merkezi var. İnternet bağımlılığında bilinen ilk olay 1994 yılında yaşandı. ABD’de, bütün gecesini Internet’te geçiren bir kadın kocasının terk edince, medyada geniş yer buldu. Terk edilen kadının arkadaşı olan Dr. Kimberley Young da, internet bağımlılığını araştırmaya başlayan ilk bilim adamı oldu. Sonra örnekler arttı. 1996’dan itibaren artık bilim dünyasında bir bağımlılık, hatta tedavi edilmesi gereken bir bağımlılık olarak tartışılmaya başlandı. Dr. Young, internet bağımlıları için klinik açtı. Nerede mi? Elbette internette... Dr. Young, online hizmet verdiği “www.netaddiction.com” sitesinde 15 dolar karşılığında e-mail ile soruları yanıtlıyor ya da 75 dolar karşılığında bir saat boyunca chat yapıyor.

Salan dünyanın yalanları
İngiliz psikolog Mark Griffiths, “Yüzünüz akne dolu 15 yaşında bir delikanlı olabilirsiniz, ama sanal alemde kendinizi Brad Pitt ilan edebilirsiniz” diyor. Ama, interneti yalan üzerine kurulu bir sohbet makinası olarak algılamak ve bu yüzden insanların buraya yöneldiğini söylemek hiç de doğru değil. Çünkü, internet o kadar yaygınlaştı ki; 15 yaşında yüzü akne dolu bir delikanlıyı beğenecek, pek çok genç kız bulmak mümkün.

Türkiye’de bağımlılık artıyor
Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından yapılan araştırma, Türkiye’nin de gelişmiş ülkelerdeki gibi internet bağımlılığı sorunu ile karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Türkiye’de 15 yaşından küçükler günde 1-5 saat, 16-19 yaş grubu 1-7 saat, 20-24 yaş grubu 1-10 saat, 24 yaşından büyük olanlar ise 30 dakika-15 saat arasında bilgisayar karşısında vakit geçiriyor. Doç. Dr. Mutlu Binark ve Günseli Bayraktutan Sütçü tarafından hazırlanan araştırmaya göre internet daha oyun oynama ve chat yapma amacıyla kullanılıyor. Araştırmaya göre, eskiden muhallebicide, sonraları pastane ve kafelerde buluşan gençler de, artık birbirlerine internet kafelerde randevu veriyorlar.
Araştırmanın sonuçlarını Educaturk Dergisi’ne değerlendiren Mutlu Binark, “İnternet kafeler gençlerin en ucuz yoldan hem çevrimiçi hem de çevrimdışı toplumsallaştıkları mekanlardır” diyor. Binark, bu alanların medya okuryazarlığının gelişmesi açısından önemli mekanlar olduğunu dile getiriyor. Binark’a göre, internet kafeler enformasyon teknolojilerine erişim eşitsizliği gibi bir sorunun bulunduğu Türkiye’de dijital uçurumun giderilmesinde önemli bir olanak. Binark, bu nedenle, internet kafelerin “gençlik mekanları” olarak bu gizil gücünün olumlu politikalarla desteklenmesi gerektiğini savunuyor.
Tüm bu veriler ve görüşlerin gösterdiği tek bir şey var; internet bağımlılığı daha uzun süre tartışılacak. Ve bu tartışma büyük ihtimalle internet üzerinden sürecek.

BEŞ MADDEDE NETKOLİK HASTALIKLARI

ARKADAŞ ARAYANLAR
Sanal arkadaşlık peşinde koşan bu grubun buluşma mekanları chat odaları. Sohbet odaları kimi zaman uzun soluklu dostluklar vesile oluyor, kimi zaman müdavimlerini hüsrana uğratıyor.

KUMARBAZLAR
Sanal kumarhaneler ve alışveriş sitelerinden çıkmayan bu grup internet kullanıcıları, iddiadan pokere, ruletten kağıt oyunlarına pek çok şans oyununu oynamadan edemiyor.

BİLGİKOLİKLER
Bu kesim internetin bilgi denizinde boğulmak isteyen bir gruptur. Yeni bilgilere ulaşmak için saatlerce sörf yaparlar, siteden siteye koşarlar.

TEKNOLOJİ-KOLİKLER
Bu grupta ise bilgisayara ve bilgisayar teknolojisine kafa takmış, genelde Doom ve otoyarışı gibi bilgisayar oyunlarına meraklı gençler ve yetişkin erkekler yer alıyor.

CİNSELLİK MERAKLILARI
Erotik ve pornografik içeriğe meraklı olan bu kesimi büyük çoğunlukla erkekler oluşturuyor.
 


İNTERNET BAĞIMLILIK TESTİ

1) Gece yarısı maillerinize bakmak için uyanıyor musunuz?
2) Oyun deyince aklınıza bilgisayar oyunları mı geliyor?
3) Adres sorulduğunda önce e-mail adresiniz mi aklınıza geliyor?
4) Arkadaşlarınız ile sohbet için bir kafede çay içmeyi mi; yoksa MSN’de yazışmayı mı tercih ediyorsunuz?
5) Koştura koştura eve gittiğinizde ilk yaptığınız iş, bilgisayarın “on” düğmesine basmak mı?
6) Explorer’ınızın sık kullanılanlar bölümündeki site sayısı 100’ü aşalı ne kadar oldu?
7) El sıkışmak yerine titreşim göndermek; yüzyüze sohbet yerine mesaj yazmak sizce daha mı kolay?
8) Günlük gazeteleri basılı haliyle okumak yerine, web sitelerinden mi takip ediyorsunuz?
9) Fotoğraf albümlerinizi bilgisayarınızın harddiskine taşıdınız mı?
10) Eskiden ailecek başına toplandığımız, saatlerce gözümüzü dikmeden izlediğimiz, diziler, filmler yayınlayan aptal kutunun adını unuttunuz mu?

SONUÇ

1-3 EVET
Şimdilik bağımlılık tehlikesi yok gibi. Ama dikkat edin, internet bu her an sizi de ağına düşürebilir.

4-6 EVET
Bağımlı olma sınırında geziniyorsunuz. Acilen önlem almazsanız, bilgisayar başında bir ömür geçirmeye şimdiden hazırlanın.

6-9 EVET
Kesinlikle bir internet bağımlısısınız. Size önerimiz: Beş dakikalığına bilgisayarınızı kapatın evdeki eşiniz, dostunuz, akrabanıza gülümseyin. Sonra da balkondan dışarı bakın.

10 EVET
Sözün tükendiği nokta. Söyleyecek hiçbir şey yok. Sonuçları size e-e-mail ile göndeririz, sonra da bir chat odasında üzerine konuşuruz. Ya da boşverin, eğer 15 dolarınız varsa www.netaddiction.com sitesine bir uğrayın, Dr. Kimberley Young sizinle uğraşsın.

Eren Oruçoğlu / (27) Serbest meslek
Interneti olmayan evde kalmam
Internetin benim hayatımda vazgeçilmez bir yeri vardır. Size kısaca şunu söyleyeyim: Interneti olmayan evde kalmam. Gün içinde interneti işten ötürü kullanıyorum. Genelde akşam 7:30’da işim bitiyor. Akşam yemeğinin ardından bilgisayar başındayken yiyebileceğim-içebileceğim şeyleri hazırlıyorum ve hemen koltuğa oturuyorum. Gece 02:30’a kadar bazen daha fazla internette dolaşırım. Forum sayfalarına bakarım, oyun oynarım, son çıkan teknolojik yenilikleri incelerim.
 

İsmail Gökhan Bayram / (23) Öğrenci
Ortalama 5-6 saat internetteyim
Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde okuyorum. Aynı zamanda yarı zamanlı olarak bir yerde çalışıyorum. Akşam eve gittikten sonra ortalama 5-6 saatimi internet başında geçiriyorum. Ağırlıklı olarak bilişim forumlarına, programlama üzerine sitelerde zamanımı geçiriyorum. MSN kullanıyorum ve arama yapmak için daha çok google’ı kullanıyorum. İnternet benim hayatımda önemli bir yer, gece bir yerde kalacaksam bile eğer orada bilgisayar varsa mutlaka kullanırım.
 

Rıza Bülbül / (25) Grafiker
Maillerime bakmazsam rahatsız oluyorum

İşten çıkıp eve gittiğimde ortalama beş saatimi internette geçiriyorum. O an canım konuşmak istemese bile ilk olarak MSN’yi açıyorum. O sürekli açık kalıyor. Maillerimi kontrol ediyorum hemen. Ağırlıklı olarak müzik forum sitelerini takip ediyorum, bunlar çoğunlukla her akşam düzenli olarak takip ettiği siteler oluyor. Facebook’u kullanıyorum. Ekşi sözlüğe mutlaka bakarım. Sürekli maillerimi kontrol ederim. Birinden bir şey geldimi diye. Bunu yapmadığım zaman büyük rahatsızlık duyuyorum.
 

 

Erhan Yıldız / (28) Eski internet kafe sahibi
Sanal aşk acısı çekenler

Taksim’de internet kafem vardı. Kısa bir süre önce kapattım. Internet kafeye gelip on saat boyunca o bilgisayarın başında zaman geçirenler oluyordu. Hatta sabaha kadar açık tutmamızı isteyenler bile çıkıyordu. Günlük yömiyesinin iki katını internette harcayanlar vardı. Ancak bu işi yaparken benim dikkatimi çeken en önemli şey, sanal aşk acısı çekenler oldu. Adam kızla hiç yüzyüze gelmemiş, ama aşık olmuş ve kız onunla artık konuşmuyor diye bunalıma girmiş. Eskiden iyi bir internet kullanıcısı değildim, ama şimdi iyi bir internet kullanıcısıyım diyebilirim. Çünkü her gün internete giriyorum. Bu bazem beş saati bazen bunu da aştığı oluyor. 

 



Türkiye’nin 92 dahi çocuğu Kültürlü Kadınlar
2023 Eğitim Vizyonu Metgem
Bizimde Şöhretlerimiz Var Oyuncak
AB Gençlik Programları ÖSS
Çevre Sağlık
Darwin Sınavlar
Down Sendromu TÖDER
Eğitim ve Çocuk Türkiye'de Öğretmenlik
Gençlik ve Markalar Onlar Nerede Okudu?
Öğrenme Güçlüğü ve Hiperaktivite Yaratıcı Çocuklar
İnternet Yüksek Öğretim
İnternet Bağımlılığı Zeka Nedir?
Sosyal ol, bursu kap
Yurtdışında okumak, hem de burslu okumak ister misiniz? Bu sorunun yanıtı ‘evet’ ise, lisans, yüksek lisans ya da doktora eğitimi için yabancı üniversite arayışına girmeye başlasanız iyi olur. Çünkü yurtdışındaki üniversiteler sundukları burs ve çalışma olanakları ile bu hayalinizi gerçekleştirmenizi sağlıyor.  Devamı >>
MBA
Uluslararası kadrosu ve öğrencisi olan bir programda eğitim görmeniz ne kadar önemlidir? Öğrenciler kaç yaşlarında olacaklardır? Tam zamanlı bir programda öğrenciler genelde 26-27 yaş civarında  Devamı >>

 

Cape Town'da Tatil ve Dil Eğitimi
Afrika’da eğitime ne dersiniz? Böyle söyleyince hiç cazip gelmiyor değil mi? Oysa, mesele dil öğrenmekse, anavatanında öğrenmek en iyisi. Ya da, o dilin aksansız konuşulduğu bir ülkede... Söz konusu olan İngilizce ise; İngiliz İngilizcesinin aksansız konuşulduğu yerlerin başında geliyor Güney Afrika. Türkiye’nin iki katı büyüklüğündeki bu ülke, bir yanıyla Afrika ülkesi, bir yanıyla değil. Ne demişler; “Capetown’ı gören Afrika’yı gördüm demesin”. Mimarisi, gökdelenleri, kültürü, demokrasisi, ekonomisi ile bilinen Afrika imajından çok farklı bir yerde duruyor Güney Afrika. Özellikle ırkçı rejimin yıkılmasının ardından Afrika’nın en ileri demokrasisi haline gelmiş ve kıtanın ekonomi devine dönüşmüş. Ticaret ve altın şehri Johannesburg, Afrika’nın en büyük limanı Durban ve başkent Pretoria ile bir Avrupa ülkesi görünümünde. 400 yıl önce Masa Dağı (Table Mountain) çevresinde kurulan Cape Town da Avrupai şehirlerin başında geliyor.Cape Town, önemli eğitim olanaklarını barındırmasının yanında, dünyanın yaşam kalitesi en yüksek şehirlerinden biri. Cape Town sokaklarında her renkten, her inançtan Devamı >>  

 

 

Hangisini tercih edersin?


Tüm Anketler