|
|
|
|
|
|
YÖK Genel Kurulu, 2010 yılından itibaren yükseköğretime geçişte uygulanacak yeni sınav sistemi konusunda karara vardı. Alınan karara göre üniversitelere giriş sınavı 2010 yılından itibaren iki aşamalı yapılacak. Birinci aşaması “Yükseköğretime Geçiş Sınavı” (YGS) olarak adlandırılan ortak ve tek bir sınav olacak. İkinci aşama ise Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) olarak adlandırılan 5 sınavdan oluşacak. Uğur Dershaneleri ÖSS Koordinatörü Turgay Polat, yeni sınav sistemini ve ayrıntılarını anlattı.
LİSELİLERİN YENİ UĞRAŞI:
2 AŞAMA + 5 SINAV
2010 yılından itibaren üniversite giriş sistemi iki aşamalı ve 6 ayrı sınavdan oluşan bir yapıya kavuşmuştur. Sistem şu anda lise–3 sınıfta öğrenim görecek öğrencileri kapsamaktadır.
|
|
|
YÜKSEKÖĞRETİME GEÇİŞ SINAVI (YGS);
- Mart ayı sonunda tek oturumda yapılacaktır.
- Öğrencilerin ortak alan derslerinden sorular yöneltilecektir.
- Tahmini olarak YGS toplam 180 soru 180 dakika olacaktır.
- Öğrenciler bu bölümde aldıkları puanın bir kısmını ikinci bölümde kullanacaklardır. Ancak LYS’ye sadece temel matematik ve temel Türkçe dersinin etkisi olacaktır.
- Bu bölümden alınan puanlar MYO ve özel yetenek sınav baraj puanını belirleyecektir.
- Bu sınavda belirlenecek barajı geçemeyen öğrenciler ikinci aşamaya giremeyeceklerdir.
- Bu bölümde derse bağlı olmayan muhakeme gücü yüksek, yorum becerisi ağırlıklı sorular sorulacaktır.
LİSANS YERLEŞTİRME SINAVI (LYS)
- İkinci aşama sınavı haziran ayının sonuna doğru farklı günlerde toplam 5 oturumda yapılacaktır.
- Her oturumda farklı bir test uygulanacaktır.
- Öğrenciler girmek istedikleri yükseköğretim programına göre en az iki teste katılacaklardır.
- Bu bölümde;
- LYS–1 = matematik- geometri- analitik geometri
- LYS–2= fen bilimleri; fizik, kimya, biyoloji
- LYS–3= Türkçe, edebiyat, dil anlatım, coğrafya
- LYS–4= sosyal bilimler; tarih, coğrafya, felsefe grubu
- LYS–5= yabancı dil sorularından oluşacaktır.
- Her teste 120–150 arası soru bulunacaktır.
- Sorular mevcut ÖSS’nin ikinci bölümüne benzeyecektir.
- Öğrenciler;
Türkçe- Matematik puanı (TM) :
LYS–1(mat-geo)
LYS–3 (Türk dili ve edeb, coğ-1) testlerini
Matematik-fen puanı (MF):
LYS–1 (mat-geo)
LYS–2 (fen bilimleri) testlerini
Türkçe – sosyal puanı (TS):
LYS–3 (edb.- coğ-1)
LYS–4 (sosyal bilimler) testlerini
Yabancı Dil puanı (YD) :
LYS–5 (yabancı dil) testini çözeceklerdir.
- Öğrenciler girmek istedikleri yüksek öğretim programının puan türüne göre hangi oturuma katılacaklarına karar vereceklerdir.
- Burada mevcut sistemdeki SAY- MF, EA- TM, SÖZ- TS, DİL- YD puanına karşılık gelecektir. Ancak bazı bölümlerin puan türü değişebilir.
- Bu konuda ayrıntılı bir bilgi yayınlanmamasına rağmen, AOBP uygulaması devam edecektir. Ancak etkisi azaltılabilir.
- Öğrencilerin lisedeki alanlarına göre mi, yoksa farklı alanlarda mı sınava girebilecekleri belirtilmemiştir.
- Her oturum 120–150 soru arasında soru olabilir ve 2,5 saat süre verilebilir.
HESAPLANACAK PUANLAR:
- Sınava katılacak öğrenciler girdikleri testlere göre farklı puanlar alacaklardır.
- Öğrencilerin her ders için ayrı puanı hesaplanacaktır.
- Matematik puanı,
- Geometri puanı,
- Fizik puanı,
- Kimya puanı,
- Biyoloji puanı,
- Türk dili edebiyatı puanı,
- Coğrafya–1 puanı,
- Tarih puanı,
- Coğrafya–2
- Felsefe grubu puanı,
- Yabancı dil puanı
- Sınav sonucunda öğrencilere girdikleri testlere göre:
- MF–1
- MF–2
- MF–3
- TM–1
- TM–2
- TM–3
AOBP KATKISI VE ORANI:
Ortaöğretim başarı puanı hesaplanma yöntemi devam edecek; ancak katkı oranı yüzde 5, yüzde 10 aralığına çekilmesi düşünülmektedir. Bu da AOBP’nin etkisinin azalması anlamına gelecektir.
Öğrenciler farklı alanlarda sınava hazırlanabileceklerdir. Öğrenciler MF puanı için matematik-geometri (LYS–1) ve fen bilimleri (LYS–2) testlerine girerken isterse TM puanı için ek olarak Türk dili edebiyatı (LYS–3) testine de girebilir.
Meslek liselerinde okuyan öğrenciler LYS’de istedikleri testten sınava girerek, puan alabilir ve tercih yapabilirler.
SONUÇ:
- Yeni sistemin ayrıntıları bir ay sonraki toplantıya bırakılmıştır.
- Özellikle test içerikleri ve bölümlerin öğrenci alacağı puan türleri daha sonraya bırakılması bazı bölümlerin puan türlerinin değişeceğini göstermektedir.
- YGS’nin ikinci bölüme etkisi olacaktır ancak oranı ve türü belirlenmemiştir.
- AOBP’nin 2009 da yapılaması düşünülen etkisinin azaltılması işlemi 2010’a bırakılmıştır.
- Derslerin katsayıları tam belirlenmemiştir.
- Öğrencilerin lisedeki alanına bağlı sınava girip girmeyeceği belirlenmemiştir.
- Yeni sınav sistemi öğrencileri daha çok sınav ve soru ile sorgulamaktadır. Bu olumlu bir gelişmedir, çünkü tek oturumlu ve konuları tam kapsayamayan eski ÖSS seçici misyonunu yitirmişti.
- Derslerin ağırlıkları ve bölümlere göre ayrılması öğrencilerin daha hedefli ve amaçlı hazırlanmasını sağlayacaktır. Örneğin mühendisliğe hazırlanan öğrencinin iyi derecede fen ve matematik öğrenmesi gerekecektir. Buda öğrencinin bu derslere ilgisini arttıracaktır.
- Öğrencilere istedikleri kadar sınava girme ve istedikleri alanda puan hesaplama hakkı verilmesi ilgi ve yeteneklerinde ortaya çıkan değişimlere göre yükseköğretim programı seçmelerine yol açacaktır.
- AOBP’nin etkisinin azaltılması olumlu ve eşitlikçi bir yaklaşımdır. Öğrencilerin eşit şartlarda sınava katılması ve yarışması sağlanacaktır.
- Yeni sınav sistemi öğrencilerin eğitimden kopmalarını önleyecek, öğrencileri lise son sınıfa kadar eğitimin içinde olmalarını sağlayacaktır.
- Çoklu puan hesaplanması olumlu bir yaklaşımdır. Eski sistemde SAY–2 dediğimiz puan hem tıp fakültesine hem mühendisliğe öğrenci alırken, derslerin etkisi de aynı orandaydı. Oysa yeni sistemde öğrenciler tıp fakültesi için MF–3 kullanırken biyoloji daha etkili, mühendislik için MF–2 puanını kullanırken fizik daha etkili olacaktır.
- LYS’nin 5 farklı oturumda yapılması öğrencinin dikkat dağınıklığını, sınav kaygısını azaltacaktır.
- Yerleştirmenin merkezi yapılması ve üniversitelere göre bölümlerin farklı puan türüyle almaması gerekir. Aksi halde bölümler ve üniversiteler arası kopukluklar yaşanabilir.
Sonuç olarak yeni sistem mevcut ÖSS’nin genişletilmesinden ibaret hale gelmiştir. YGS’nin olması öğrenciler açısından iyi olacaktır. Ancak LYS oturumlarının işlerliği önemlidir. Açıklandığı kadarıyla yeni sistem hem kapsam açısından hem de şekil açısından farklı bir sistem olmuştur.
DEĞİŞİKLİK YERLEŞTİRME SİSTEMİNİ NASIL ETKİLEYECEK:
- Şu an yerleştirme işleminin nasıl yapılacağı konusu tam açıklayıcı değil. Ancak merkezi yerleştirmeye devam edeceği ve tercihlerin Temmuz sonu Ağustos başında yapılacağı konusu daha net bir ifade, sınavda her dersten puan hesaplanacağı ve puan türlerinin türevlerinin (MF–1, MF–2, MF–3...) olması, her bölümün alacağı puanın türevlerinin farklı olacağını gösteriyor. Örneğin tıp fakültesi MF-1 ile öğrenci alırken katsayısı en yüksek ders olan biyoloji, MF-2 ile öğrenci alan makine mühendisliğinde, biyolojinin katsayısı daha düşük olabilir.
- Ayrıca bir öğrenci sadece 2 oturuma katılıp tek alanda tercih yapabileceği gibi daha fazla oturuma katılarak daha fazla alanda tercih yapabilir. Örneğin MF alanında tercih yapan öğrenci LYS–3 testinin (Ede-coğ–1) yaparak, TM alanında da tercih yapabilir.
- Öğrenciler önlisans, AÖF gibi alanlara YGS puanıyla tercih yaparken, lisans bölümlerine LYS puanıyla tercih yapabilirler.
ESKİ MEZUNLAR SİSTEMDEN NASIL ETKİLENECEK: Daha önceki mezunlar için farklı bir uygulama ve dezavantajlı bir durum bulunmuyor. Daha şanslı olacaklardır. Çünkü alanından veya okulundan dolayı yaşadığı sıkıntılardan kurtulmuş olacaktır. Dolayısıyla eski lise mezunları için önemli bir avantajdır.
YENİ SİSTEM VE SINAVA HAZIRLIK SÜRECİ: Getirilmesi planlanan sınav sistemi eski sistemlerden daha farklı, dolayısıyla öğrencilerin de sınava hazırlık tarzlarını değiştirmeleri ve sınava hazırlayan başta dershaneler olmak üzere hazırlama yöntem ve tarzlarını değiştirmeleri gerekiyor. Çünkü bu sınavlarda öğrenciler daha fazla soruyla (en az 3 sınav 400 civarında soru) ve daha spesifik uzmanlaşmış derslerle karşılaşacaklardır. Öğrenciler eskiden 1 matematik kaçarsa, 3 sosyal bilimler çözerim yaklaşımında iken artık bu mümkün değildir. Öğrenci sınava katılacağı dersten çok iyi hazırlık yapmış olması gerekmektedir. Bunun için, çok iyi bir şekilde konuları bilmeleri, konularda gereken beceri ve soru çözme hazırlığı yapmalı ve sınava katılacağı dersi çok iyi seçmeleri gerekmektedir.
SON SÖZ: Bu yeni sistem Japonya'da yıllardır uygulanmakta ve olumlu sonuçlar vermektedir. Bizim bu sistemi iyi anlamamız gerekiyor. Birincisi lise sistemimizdeki problemlerin sorumlusu olarak sınavları gördüğümüz sürece sınavlar bizim için yetersiz kalacaktır. Öncelikle şunu bilelim liseler kendi işlerini yapmalı, sınavlar kendi işlerini yapmalıdır. Liseler sorunlarının çözümünü üniversite giriş sisteminde aramamalıdırlar. Bu sistemi sadece bir seçme aracı olarak düşündüğümüzde sistem başarılı olacaktır. Aksi takdirde yine değişimleri konuşmak durumunda olacağız.
YGS’DE DERSLER VE YAKLAŞIK SORU SAYILARI
|
TEST ADI
|
DERSLER
|
YAKLAŞIK SORU SAYILARI
|
|
Temel Matematik
|
Matematik
|
45
|
|
Geometri
|
|
Türkçe
|
Türkçe
|
45
|
|
Fen Bilimleri
|
Fizik
|
45
|
|
Kimya
|
|
Biyoloji
|
|
Sosyal Bilimler
|
Tarih
|
45
|
|
Coğrafya
|
|
Felsefe
|
|
|