|
|
|
|
|
|
HAZIRLAYAN
Turgay Polat
Uğur Dershaneleri ÖSS Koordinatörü
SINAV TÜYOLARI VE KRİZ YÖNETİMİ
ANA SPOT : SBS’ye ve ÖSS’ye az bir zaman kaldı. Hem öğrencilerde hem de ailelerinde heyecanın dozu her geçen gün artıyor. Son hazırlıklar, konu tekrarları ve birbiri ardına girilen deneme sınavları… Hepinizin gönlünüzden geçen ortaöğretim kurumuna ya da üniversiteye girmeniz dileğiyle; sınav öncesinde ve sınav sırasında yapmanız gerekenleri sizin için derledik.
|
|
|
BAY BAY ÖSS, MERHABA ÜNİVERSİTE!
Yılların çalışması ve emeğinin karşılığının alınmasına az bir zaman kaldı. Bu süre zarfında belki durumumuzu tam tersine değiştirecek değil; ama birçok konuda telafi yapabileceğinizi unutmayın! İçinde bulunduğunuz şu dönemde gündem maddelerimizden biri de sınavda heyecanlanmaktır. Çünkü hiçbir öğrenci o kadar zaman ayırıp, emek verdiği sınavın bir stres, kaygı, heyecan vs. adı ne olursa bir duygu durumundan dolayı kaybetmek istemez. Dolayısıyla bu duygu durumunu kontrol altına almak için ne yapılması gerektiğini bilmek ve ikna olarak da uygulamak gerekir. Bunlardan bazı başlıklar şu şekildedir;
- Etkili çalışmak; sınava hazırlık sürecini uzun bir zaman dilimine yaymak etkili çalışmanın ilk koşuludur. Son ana bırakılan bir konu ya da ders insanda yetiştirememe düşüncesi oluşturacağından kaygı yaratır.
- Plansız ve programsız yürütülen çalışma da, öğrencide her derse gerekli zamanı ayıramamayı beraberinde getirir. Bu durum da her zaman duyduğumuz şu cümleye sebep olur; “Matematiğe ağırlık verince fizik kötü hale geliyor. Bu defa fizik çalışmaya başlıyorum, diğer dersler kötü oluyor…”
- “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.” diyerek sağlıklı bir yaşam tarzı için elimizden geleni yapmalıyız.
- Sınava az zaman kala sınavı iyice tanımalı ve bilmeliyiz. Tüm detaylarına hakim olduğumuz bir sınava hazırlanmak bizim zamanımızı doğru kullanmamızı sağlayacaktır.
- Zaman daraldıkça deneme sınavlarında alınan puanlar daha fazla kafaya takılmaya başlar. Çünkü artık çok zamanımız yoktur ki; 50 puan artıralım. Sınavlardan sonra sizi rahatlatacak aktivitelerde bulunun. Her sınavdan sonra üzülmek yerine eksikleri tespit ederek daha iyisi için plan yapın.
- Yine tipik özelliklerimizden birisi de zaman azaldıkça yakınma tutumudur. Olumsuz düşünceler yerine sınava az zaman kalmışken psikolojik rahatlama da gerekli olduğundan artık olumlu düşünmek zorundayız. “Yapabilirim, elimden gelenin en iyisi yaparım, üniversiteyi kazanabilirim, yalnızca şu anda şu soruya odaklanmalıyım vs.” cümleleri inanarak söylediğimizde bize yardımcı olacaktır.
Bildiğimiz gibi sadece akademik anlamda hazırlık herhangi bir sınava hazırlık aşamasında her zaman yeterli olmayabilir. Bir de bazı klasik yanlışlar vardır yapılan ki, biz de bu hatalara düşmeyelim diye çabalamalıyız;
YANLIŞ DÜŞÜNCELER
- İlk doğru gördüğüm cevabı işaretliyorum.
- Uzun soruları hiç okumuyorum. Uzun sorular hep zormuş gibi geliyor.
- Çok telaşa kapılıyorum. Sınavda kitapçığı açınca her şeyi unutmuşum gibi geliyor.
- Sınavda çözemediğim soru olunca sinirlenip, moralimi bozuyorum. Veya o soruya takılıp, zaman kaybediyorum.
- Zamanı yetiştiremiyorum.
- Yapamadığım sorulara takılıp kalıyorum.
- Olumsuz soru köklerini hep olumlu gibi okuyup, soruyu yanlış cevaplıyorum.
- Sınav bir an önce bitsin istiyorum, sıkılıyorum.
DOĞRU DÜŞÜNCELER
- Sınava kendinizi en iyi hissettiğiniz dersten başlayın. Bu başlangıçtaki kaygınızı azaltacaktır.
- Soruları doğru okuyun, sizden neyin istendiğini iyice anlamadan soruyu çözmeye kalkmayın.
- Seçenekleri incelerken eleme tekniğini kullanın (Bu kesin değil, bu olamaz şeklinde eleyerek en aza indirgeyin).
- Sınava girmeden önce zaman konusunda planlama yapın. Her öğrenci, hangi testte ne kadar zaman geçirdiğini yaklaşık olarak bilir. Örneğin, Türkçe için 35 dakika ayırırken, matematik için 40 dakika uygun olabilir. Ama tüm testlere yeterli vakit ayırdıktan sonra geri dönüp gözden geçirmek için, 10 – 15 dakika zaman ayırmak gerekmektedir.
- Cevaplarınızı optik forma hemen geçirin. Bu taktik kaydırma yapmanızı engeller.
- Bir soruda belli bir süre geçtikten sonra, hala çözemediyseniz başka soruya geçmeniz gerekir. Zaten zor ve kolay sorunun puan getirisi aynı olduğundan zaman kaybetmenize gerek yoktur.
- Zihninizin dağılması önlemek için bölümler arasında kısa bir dinlenme aralığı verebilirsiniz.
- Bir testteki kolay, çok kolay ve normal soruları birinci turda çözerek; diğerlerini (zor ve çok zor soruları) ikinci tura bırakmaya turlama tekniği denir. Sınavlarda bu tekniği kullanmak başarınızı önemli derecede artıracaktır.
- Sınava nereden başlamalıyım sorusunun yanıtı ise öğrencidedir. Her öğrenci yıl boyu dershanede girdiği deneme sınavlarında bir yol geliştirmiş ve bu şekilde soruları çözmektedir. Öğrencinin alışık olduğu sıralamayı ÖSS’ de değiştirmesi kaygısını artırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
- Her soruya şans tanıyın! Kitapçıkta görmediğiniz soru kalmasın.
“Unutmayın! Bütün anlattıklarımız iyi bir hazırlık yapan öğrencilerin mükemmele ulaşması içindir.”
SBS YAKLAŞIRKEN…
SBS’ye hazırlanan tüm öğrencilerin öncelikle konuları kavraması beklenir. Ardından daha önemli olan test çözme süreci başlar. Böylelikle konuları ne kadar öğrendiğimizi de belirlemeye başlamış olur ve öğrendiklerimizi pekiştirmiş oluruz. Müfredatın ilerlemesiyle birlikte SBS formatına uygun deneme sınavlarıyla bilgilerimizi sürekli canlı tutarız. Her deneme sınavı sene sonunda gireceğimiz SBS’nin bir provası gibidir. Bu yüzden sınavlardan önce ve sınav anlarında dikkat etmemiz gereken şeyler olduğunu bilmeliyiz. Sınava geçen sene giren öğrenciler bununla ilgili bir deneyim yaşamış olsalar da sınava yeni giren öğrencilerin sınavla ilgili taktiklere henüz hakim olmadıklarını düşünmekteyiz. Bu yüzden sınavlar öncesinde ve sınav anlarında yapılması gereken birkaç önemli noktaya göz atalım.
Öncelikle kafanızdaki “sınav” kavramını ve ona yüklediğiniz anlamı sorgulamalısınız. Sınav sizin için bir amaç, ulaşılması gereken yegane nokta olmamalıdır. Bu tutum ve düşünce tarzı sizi kaygıya, sınav sırasında heyecanlanmaya; dolayısıyla da sınav sırasında dikkat hataları yapmanıza sebep olur. Hepimiz şu cümleleri hayatımızın bir döneminde duymuşuzdur; “2 ile 2’ yi toplayıp 5 buldum, inanamıyorum!”, “Dershanede girdiğim sınavlarda hiç dikkatsizlik yapmamışken, SBS’de sürekli soruları yanlış okuduğumdan soruları yanlış yaptım.”, “Sınava girince midem bulanıyor, karnım ağrıyor!” vs. Bu cümlelerin birçoğu kafanızda sınava yüklediğiniz anlamla ilintilidir. Sınavın bir amaç değil hedeflediğimiz okulu kazanmamız için kullanmamız gereken bir araç olduğunu hep öğretmenlerimiz dile getirdi. Ancak biz bunun ne kadarına gerçekten ikna olduk? Hayatımızın hep sınavlardan ibaret olduğunu ve SBS’nin de bunlardan bir tanesi olduğunu bu nedenle kaygıya gerek olmadığını da duyduk. Bunun ne kadarına ikna olduk?
Tüm bu düşünceleri kafanızdan tekrar süzerek geçirdikten sonra sınav esnasında soğukkanlı olmamanız için hiçbir neden kalmaz. Her sınav için, gerekli süre zarfından elimizden gelenin en iyisini yaptıysak endişelenecek bir durum olmadığını kafamıza koymalıyız. Eğer biz elimizden gelenin fazlasını yaptıysak ve vicdanımız rahatsa geriye sadece kendine güvenmek kalıyor. Yeterli çalışma yapıldıysa kendine güvenmemek için de bir durum söz konusu değildir. Psikolojik hazırlığımızı tamamladıktan sonra bir de sınav esnasında dikkat etmemiz gereken bazı detaylar vardır. Onlara da bir göz atalım;
DİKKAT!
Soruları dikkatli ve eksiksiz tam olarak okuyunuz! Satır veya kelime atlamayınız ve özellikle sorunun bitiminde yer alan, “hangisi doğrudur / yanlıştır?”, “doğru değildir?”, “en sık, en az” gibi ifadelere dikkat ediniz. Soruyu doğru anlayınız ve daha sorunun sonuna gelmeden, “galiba şunu soracak” gibi yönlendirmelerden kaçınınız. Bazen asıl soru son cümlede saklıdır.
Her sorunun arkasında farklı bir anlam aramayınız! Unutmayınız ki, her sınavda kolay soru çıkıyor. “Bu kadar kolay sormazlar, bunun altında bir şey var” deyip, kendinize başka bir seçenek yaratmayınız. Neticede kendine güven ve yoğun dikkat her zaman kazanır.
Paragraftan oluşan sorularda önce soru kökünü sonra paragrafı okumanız zaman kaybını önleyecektir. Paragrafı okurken nasıl bir soru ile karşılaşacağınızı bilmediğinizden zaman kaybetmiş olursunuz.
Uzun sorular bazen zor soru izlenimi yaratır. Oysa soruların zorluk derecesi içeriklerinden kaynaklanmaktadır. Bu yüzden bu türden sorularla karşılaştığınızda soruyu cevaplandırmaktan kaçınmak bazen aslında çok kolay olan bir soruyu kaçırmanıza neden olur ve sınav teknikleri açısından çok sakıncalıdır.
Bir sonraki soru yeni bir sorudur, aklınızı yapamadığınız bir üstteki soruda bırakmayınız. Bu durum, yeni başladığınız ve yapabileceğiniz soruyu, yanlış yapmanıza yol açabilir.
Çözemeyeceğiniz soruların da çıkabileceğini göz önünde bulundurun. Bu tür sorularla karşılaştığınızda güvensizliğe kapılmadan sonraki sorulara geçiniz.
Zor ya da çelişkili sorular sadece sizin için değil, herkes için çelişkilidir ve bundan herkes etkilenecektir. Bu sebeple sınavda ve sonrasında bu tür sorular moralinizi bozmamalıdır.
Zor sorularla kolay sorular arasında puan değeri bakımından fark yoktur. Zor soruyu çözdüğünüzde de, çok kolay bir soruyu çözdüğünüzde de aynı puanı alacaksınız. Çok zor bir soru ile uğraşacağınız sürede, daha fazla kolay soruyu çözmeniz, puan açısından daha avantajlıdır.
Sınav anlarında en çok zaman kaybı genelde çözülemeyen veya zorlanılan sorularla geçirilen zamandır. Oysa ki her sorunun yaklaşık bir dakikalık süresi olduğunu unutmayın. Çözemediğiniz sorular üzerinde fazla zaman harcamayın.
Sınavdaki soruları sırayla çözmeye çalışın. Ancak sınava hangi testten başlayacağınıza kendiniz karar verebilirsiniz. Kendiniz için en doğru sıralamayı bulmak için kendi başınıza çözdüğünüz denemelerde, deneme - yanılma yöntemiyle zamanı en iyi kullandığınız yolu deneme sınavlarında kullanınız.
Üç (3) yanlış cevap, bir (1) doğru cevabı götürdüğünden doğruluğundan emin olmadığınız soruları boş bırakınız.
Her sayfa bittiğinde kendinize kısa bir dinlenme molası veriniz. Doğru yaptığınızı düşündüğünüz her soruda kendinizi tebrik ederek, motive ediniz.
Doğru yanıtı bulduğunuzu zannederek diğer seçenekleri hiç okumamak çoğu zaman kişileri yanılgıya sürükler. Bu nedenle tüm seçeneklere mutlaka göz atınız.
Sınav sırasında riskli durumlara düşmemek için etrafınızla ilgilenmeyiniz. Sınav salonundaki gözetmenin söylediklerini yerine getiriniz.
Yukarıda anlatılmış olan test ipuçlarının kullanılması, moralin yüksek tutulması ve stresten uzak durulmasının sınav sonucuna belirgin pozitif bir katkı yaptığı unutulmamalıdır. En önemlisi de her başarı, kendine güvenmekle başlar...
|
|